Diyaloglarda Noktalama İşaretlerinin Kullanımı

diyaloglarda-noktalama-isaretleri

Konuşmalarda noktalama işaretlerinin kullanımında genellikle sorun yaşandığını gözlemledim. Okuduğum birçok metinde, yazarlar özellikle nokta ve virgülün kullanımında bocalıyorlar.

Büyük denilebilecek kimi yayınevlerine ait kitaplarda dahi yazım ve imla kurallarında ciddi eksikler göze çarpıyor ve bu durum oldukça rahatsızlık verici. Deneyimli ve kaliteli yayıncılar neyse ki ince eleyip sık dokuyor ve temiz eserler ortaya çıkarıyorlar.

Diğer yazım kurallarından farklı olarak, konuşmalarda noktalama işareti kullanımı meselesi üzerinde biraz duralım.

Diyaloglarda Noktalama İşaretlerinin Kullanımı

1) Konuşmadan sonra “dedi” vb. bir sözcük gelecekse, çift tırnak kapanmadan önce VİRGÜL konur. Kesinlikle nokta konmaz.

ÖRNEK:

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” dedi adam. —> DOĞRU

Görüldüğü üzere, tırnak işaretini kapatmadan önce virgül kullandık ve tırnaktan sonra küçük harfle devam ettik.

Aşağıdaki yazım şekilleri ise hatalıdır:

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” Dedi adam —-> YANLIŞ

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” dedi adam. —-> YANLIŞ

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” Dedi adam. —-> YANLIŞ

Gelen yorumlar sonrası ekleme: Nokta kullanımı TDK’ya göre doğrudur. Aşağıda da belirttiğim üzere, genel yayıncılık eğilimine göre virgül kullanılır. Bu durumda nokta kullanımı için “YANLIŞ” demeyelim, “TERCİHE BAĞLI” diyelim.

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” dedi adam. —-> DOĞRU (TERCİHE BAĞLI)

2) Şayet konuşma sonuna “dedi” gibi bir kelime gelmiyorsa NOKTA konur. (Veya başka bir noktalama işareti gerekiyorsa bu aynen kullanılır. 5’nci maddedeki ünlem-soru işareti örneğine bakınız.)

ÖRNEK:

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” —> DOĞRU

“Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir” —-> YANLIŞ

3) Konuşma cümlesi kesilerek veriliyorsa aralara VİRGÜL konur ve ikinci kısım küçük harfle başlar.

ÖRNEK:

“Sanat,” dedi adam, “kötülüklere karşı direnme gücü verir.” —> DOĞRU

Cümleyi ikiye böldük ve ilk kısımda tırnağı kapatmadan önce virgül kullanarak, tırnak sonrasında küçük harfle devam ettik. Özneden sonra da yine virgül kullandık.

İkinci kısımda ise küçük harfle cümleyi sürdürerek, nihayetinde nokta ile tamamladık ve tırnağı kapattık.

Aşağıdaki yazım şekilleri ise hatalıdır:

“Sanat.” dedi adam. “Kötülüklere karşı direnme gücü verir.” —> YANLIŞ

“Sanat,” dedi adam. “kötülüklere karşı direnme gücü verir.” —> YANLIŞ

4) Özne konuşma cümlesinin başında, yüklem sonundaysa VİRGÜL kullanılır.

ÖRNEK:

Adam, “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” dedi. —> DOĞRU

Özneden sonra virgül kullandık ve tırnağı açarak, büyük harfle başlamak suretiyle konuşmayı verdik.

Tırnağı kapatmadan önce yine virgül kullandık. Yüklemi ise küçük harfle başlattık.

Aşağıdaki yazım şekilleri ise hatalıdır:

Adam, “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” dedi. —> YANLIŞ

Adam “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir” dedi. —> YANLIŞ

Adam, “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” Dedi. —> YANLIŞ

5) Cümle soru işareti, üç nokta veya ünlem gerektiriyorsa bunlar aynen kullanılır.

ÖRNEK:

Kadın, “Sana bunun bedelini ödeteceğim!” diye bağırdı. —> DOĞRU

Özneden sonra virgül kullanarak konuşma cümlesini başlattık ve ünlemle kapattık. Soru işareti ve üç nokta gerektiren bir cümle olsaydı, yine aynı yöntemi uygulayacaktık.

Diyalog sonrasında ise küçük harfle devam ettiğimiz hususuna dikkat ediniz.

Aşağıdaki yazım şekilleri ise hatalıdır:

Kadın “Sana bunun bedelini ödeteceğim!” Diye bağırdı. 

Kadın: “Sana bunun bedelini ödeteceğim!” Diye bağırdı. 

6) Peş peşe gelen cümlelerde durum aşağıdaki gibidir:

ÖRNEK:

Kadın, “Gerçeklik acı bir yemek gibidir,” dedi. “Düşler, gerçeği yaşanılır kılar.” —> DOĞRU

İlk Kısım:

Özneden sonra virgül kullandık ve tırnağı açarak, büyük harfle başlamak suretiyle konuşmayı verdik.

Tırnağı kapatmadan önce yine virgül kullandık. Yüklemi ise küçük harfle başlattık.

İkinci Kısım:

Konuşma cümlesini olduğu gibi verdik. Büyük harfle başlayıp nokta ile tamamlandı.

Aşağıdaki yazım şekilleri ise hatalıdır:

Kadın “Gerçeklik acı bir yemek gibidir.” dedi. “Düşler, gerçeği yaşanılır kılar.” —> YANLIŞ

Kadın, “Gerçeklik acı bir yemek gibidir.” Dedi. “Düşler, gerçeği yaşanılır kılar.” —> YANLIŞ

****

Faydalı olması dileğiyle…

Sorularınız olursa aşağıya yorum eklemeyi unutmayınız 🙂

Not: TDK’nın bu hususla ilgili belirlediği bazı kurallar farklılık göstermektedir. Ben şahsen TDK’yı referans almıyorum bu konuda. Yıllar boyunca birçok yazar/yayıncı tarafından kullanılmış genel (gelenekselleşmiş) kurallara riayet etmeyi tercih ediyorum.

83 yorum

  1. Melisa Yanıtla

    Çok teşekkürler, aradığım tam da buydu. Her yerde genelleme şeklinde yazılmış şeyleri detaya inmişsiniz.

  2. Melisa Yanıtla

    Kadın, “Gerçeklik acı bir yemek gibidir,”dedi, “düşler, gerçeği yaşanılır kılar.” Bu şekilde kullanım olabilir mi?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba. Burada önemli olan cümleyi bölüp bölmediğiniz hususudur. Söz konusu kullanımda cümle bölünmüyor, aksine iki farklı cümle sıralanıyor. Şöyle olsaydı durum değişirdi:

      Kadın, “Gerçeklik,” dedi, “acı bir yemek gibidir. Düşler, gerçeği yaşanılır kılar.”

      Ayrıca (sizin örneğinizle ilgili olarak) “dedi” kelimesinden önce bir boşluk olması gerekiyor. Büyük ihtimalle gözünüzden kaçmıştır veya hızlı yazmaktan kaynaklıdır ama belirtmek istedim 🙂

      İyi çalışmalar dilerim 🙂

    • Zehra Yanıtla

      “Kim seni unutabilir ki? Her an aklımdasın.”

      İçimde ki tiksinmeyi, nefreti, öfkeyi göz ardı edip gülümsememi genişlettim. “İnanayım mı?” İyi bir oyuncuydum.

      Burda “İnanayım mı?” İyi bir oyuncuydum. doğru mu kullanılmış ve bu yazdığımda bir hata var mı?

      • Kadim Gültekin YazarYanıtla

        Yazımda yanlışlık yok, ancak paragraf kullanırsanız daha anlaşılır olur.

        “Kim seni unutabilir ki? Her an aklımdasın.”

        İçimde ki tiksinmeyi, nefreti, öfkeyi göz ardı edip gülümsememi genişlettim.

        “İnanayım mı?”

        İyi bir oyuncuydum.

        • Mustafa Yanıtla

          Öyle sanıyorum ki, “içimde ki tiksinmeyi” içerisinde geçen “ki” eki bağlaç olarak değil de birleşik olarak, “içimdeki” şeklinde yazılmalıydı. Gözünüzden kaçtı sanırım.

          • Kadim Gültekin Yazar

            Eveti kopyala-yapıştır hatası olmuş, gözümden kaçmış…

  3. Ozan Yanıtla

    Peki sizce diyaloglarda konuşma çizgisi mi kullanılmalı yoksa tırnak işareti mi?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Tırnak işaretini kullanmanızı tavsiye ederim. Konuşma çizgisi artık pek fazla tercih edilmiyor. Yayıncıların tercihi de tırnak işareti kullanılması yönünde olacaktır diye düşünüyorum.

  4. hüseyin Yanıtla

    Merhaba çok faydalı bir paylaşım olmuş. Çok teşekkür ederim. Bir sorum olacak.
    Tırnak icinde tek kelime kullanıldığında da aynı durum söz konusu mudur?
    “Ahmet,” diye seslendi kadın. şeklinde mi yazılmalıdır? Ya da özel isim olmadığı durumlarda nasıl yazılır. Örneğin “Çooook,” diye cevap verdi adam. yazımı doğru mudur?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba, tırnak içinde tek kelime olsa da aynı şey geçerlidir. “Ahmet,” diye seslendi kadın. doğru bir yazım şeklidir. “Çooook,” diye cevap verdi adam. da aynı şekilde doğrudur.

      • Kadim Gültekin YazarYanıtla

        Merhaba, bu yazıda bahsettiğimiz hususlara göre ve aynı zamanda yorumlardaki ek bilgilere göre diyaloglarınızı yazabilirsiniz. Tavsiyem konuşma çizgisi yerine tırnak işareti kullanmanız.

  5. Halit Yanıtla

    Tırnak işaretli kelimeler veya cümleler arası virgül olmaz mı? “…”, “…”, “…”

    Örnek:
    Okul idaresinin olumsuz tutumlarından; “aşağılama”, “azarlama”, “iğneleme”, “bağırma”, “hakaret etme” gibi etmenler öğremtenlerin duygusal bağlılığını olumsuz etkilemektedir.

    Yoksa böyle mi olacak:
    …. “aşağılama,” “azarlama,” “iğneleme,” “bağırma,” “hakaret etme” gibi etmenler…

    TDK: UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır:

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Verdiğiniz örnekte doğru olan (benim kullanmayı tercih ettiğim ve sıkça bu şekilde kullanıldığına şahit olduğum) kullanım ilk halidir.

      Yani şu şekilde:

      Okul idaresinin olumsuz tutumlarından; “aşağılama”, “azarlama”, “iğneleme”, “bağırma”, “hakaret etme” gibi etmenler öğretmenlerin duygusal bağlılığını olumsuz etkilemektedir.

      Virgül tırnak işaretinin dışında kullanılır.

  6. can Yanıtla

    Bir edebiyat öğretmeni olarak yazıyorum, tümden yanlış bilgi veriyorsun.
    “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” dedi adam.
    diyorsun. tırnak içindeki cümle tamamlanmış, neden nokta koymuyorsun? Şöyle deseydim yine mi virgül koyacaktın?

    “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir mi,” dedi adam.
    O halde bu durumda da virgül kullanacaksın. Peki soru anlamı var ne yapacaksın onu?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Yazının dipnotunda belirttiğim üzere, birçok yayıncının editöryal değerlendirmesine göre bunları yazdım. Yani TDK farklı kurallar belirlemiş olabilir; ancak edebî eserlerde yaygın kullanılan yapı bu şekildedir.

      “’Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir mi,’ dedi adam.” örneğinize ilişkin olaraksa, 5. soruda bunu yanıtlamıştım. Soru işareti, ünlem vs. cümle sonunda kullanılır, bu tarz cümlelerde virgül kullanılmaz.

      “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir mi?” dedi adam.
      “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir!” dedi adam.

      vs.

  7. atilla Yanıtla

    1 – “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir,” dedi adam.
    2- “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” dedi adam.
    Bu iki metin arasında romancılıkta hangisi daha uygun diye uzun uzun düşündüm. Bir tarafta hoca olan Can der ki ” 1. Cümle müfredattaki kurallara aykırı, ” öteki tarafta da yazar olan Kadim der ki “Şu anda yazarların, editörlerin, yayınevlerinin tercihi 1. cümledeki gibi.”
    Bence ki ben edebiyatçı, yazar vb. değilim. Boş sayfaya saatlerce bakıp bir satır yazamayan ancak yazmak isteyen bir mühendisim. Hikaye devam ediyorsa 1. cümle daha hoş duruyor, hikaye bitmiş ise 2. cümle. Sanki benim yazdığım ilk paragraf sonundaki Kadim der ki “Şu anda yazarların, editörlerin, yayınevlerinin tercihi 1. cümledeki gibi.” en sonundaki noktalamanın nokta ile kapanması. Bilmiyorum anlatabilemedim mi?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Tabii ki tercih size kalmış. Yüzde yüz herkes tarafından benimsenmiş, kabul görmüş bir doğru yok. Ben kendimce doğru olanı belirttim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim 🙂

  8. Efe Berke Yanıtla

    Merhaba, diyalog yazarken konuşma kısmında yazılışına göre değil de okunuşuna göre yazıyorum. Mesela “Konuşuyorum” değil; “Konuşuyom” olarak. Tabi bu sadece diyalog içerisinde geçerli. Ayrıca diyolag içerisinde okunduğu gibi yazsam da noktalama işaretlerine dikkat ediyorum. Sizce bu doğru mu?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Şayet bir hikâye anlatıyorsanız ve bu hikâyenin gereği olarak Anadolu ağzıyla yazmanız lazımsa, sorun yok. Ancak normalde İstanbul ağzı ile yazmanız gerekir. Doğrusu “Konuşuyorum” olmalıdır bu durumda.

  9. Muhammed Olğaç Yanıtla

    Merhaba, şöyle bir sorum olacaktı:
    Bir söz naklederken yüklem kullanmayacaksak söz sahibinin isminden sonra iki nokta getirebilir miyiz?
    Örn;
    Hz. Ali: “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

  10. Bengi Yanıtla

    1) “Sen ne yapı-”
    Bu şekilde bir kullanım doğru mudur? Yarıda kesilen cümlelerde ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

    2) Okuduğum kitaplarda üç noktadan sonra gelen kelime bazen büyük bazen küçük harfle başlıyor. Üç nokta diyalogta kullanınca devam ederken küçük mü yazmam lazım?
    “Ben… Çok üzgünüm,” dedi.
    “Ben… çok üzgünüm,” dedi.

    3) Karakter bir şey düşünürken onu nasıl yazmam lazım?

    Sanırım bunu görmezden gelebilirim, diye düşündüm.
    Arkama bakmadan kaçmam gerek, diye düşündüm, yoksa beni yakalayacak.
    Bu şekilde bir kullanım doğru mudur?

    4) Biri birisinin sözünü kullanırken ne yapılmalı?

    “Az önce bana ‘Sen de duydun mu?’ diye sormuştu,” dedi.

    5) Bana döndü, “DİKKAT ET!” diye bağırdı.
    Bu şekilde büyük harfle yazmak doğru mudur?

    6) “N’oldu?”, “N’apıyorsun?” ve “N’aber?” şeklinde kullanmak doğru mudur?

    7) Karakterler korku veya üzüntü gibi duygular yüzünden kekeleyerek konuşunca nasıl yazmak lazım?

    “Şu…şu da ne?” gibi…

    8) Kitap yazarken nerede yeni paragrafa başlamam lazım?

    Bu konularda bana yardımcı olursanız sevinirim. İyi günler.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      1) “Sen ne yapı-”
      Bu şekilde bir kullanım doğru mudur? Yarıda kesilen cümlelerde ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
      ** Bu şekilde kullanabilirsiniz.
      2) Okuduğum kitaplarda üç noktadan sonra gelen kelime bazen büyük bazen küçük harfle başlıyor. Üç nokta diyalogta kullanınca devam ederken küçük mü yazmam lazım?
      “Ben… Çok üzgünüm,” dedi.
      “Ben… çok üzgünüm,” dedi.
      *** Eğer bir cümleyi bölüp üç nokta koyduysanız, cümlenin kalan kısmı küçük harfle başlar. Ancak cümleyi bölmeyerek, duraklama vs. amaçlı üç nokta kullandı iseniz, sonraki cümle büyük harfle başlar.
      3) Karakter bir şey düşünürken onu nasıl yazmam lazım?

      Sanırım bunu görmezden gelebilirim, diye düşündüm.
      Arkama bakmadan kaçmam gerek, diye düşündüm, yoksa beni yakalayacak.
      Bu şekilde bir kullanım doğru mudur?
      *** Bu kullanım da doğrudur. Düşünce kısmını italik yaparak da kullanabilirsiniz.

      4) Biri birisinin sözünü kullanırken ne yapılmalı?

      “Az önce bana ‘Sen de duydun mu?’ diye sormuştu,” dedi.
      ** “Az önce bana, ‘Sen de duydun mu?’ diye sormuştu,” dedi. Yani kullanım doğru, sadece bir adet virgül ekledim.
      5) Bana döndü, “DİKKAT ET!” diye bağırdı.
      Bu şekilde büyük harfle yazmak doğru mudur?
      ** Yanlıştır diyemem ama büyük harf kullanımı pek tercih edilmez. Zaten ünlem işareti bu görevi görüyor.
      6) “N’oldu?”, “N’apıyorsun?” ve “N’aber?” şeklinde kullanmak doğru mudur?
      ** Doğrudur.
      7) Karakterler korku veya üzüntü gibi duygular yüzünden kekeleyerek konuşunca nasıl yazmak lazım?

      “Şu…şu da ne?” gibi…
      ** 2. sorunun cevabı bunun için de geçerli.
      8) Kitap yazarken nerede yeni paragrafa başlamam lazım?
      ** Bunun bir kuralı yok ama şunu önerebilirim: Olay akışını bozmayacak ve okumayı kolaylaştıracak şekilde paragraf oluşturabilirsiniz. Çok uzun paragraf bir handikaptı. Gereksiz ve kısa paragraflar da öyle. Burada dengeyi kurmak size kalıyor.

  11. Zekeriya Saka Yanıtla

    Sayın Güktekin,
    Yol göstericiliğiniz için teşekkür ediyorum.
    Tırnak içinde tamamlanmış cümlenin sonundaki işaret konusunda diyeceğim var:
    Ünlem (!) ve soru (?) işaretleri cümle bitirici işaretlerdir. Tırnak içine alınan aktarmalarda onlara yerlerini koruma hakkı tanınıyor. Oysa asıl cümle bitirici olan noktadan (.) bu hak esirgeniyor. Bu, mantıklı değil.
    Evet, yayıncıların genel yönelimi virgül kullanmaktan yana, ama dil işi yönelim değil, mantık ister. O nedenle ben, tırnak içinde tamamlanmış cümlelerin kendi işaretini kullanıyorum.

    “Sanat, kötülüklere karşı direnme gücü verir.” dedi adam. —> DOĞRU
    Başarılar dileyerek.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Daha önce de belirttiğim gibi, tercih meselesidir. Bu şekilde de elbette kullanabilirsiniz. Yorumunuz için teşekkürler.

  12. M İlker Gök Yanıtla

    Uzunca bir süredir, perde arkası redaktörlük-editörlük yapan, dil sevdalısı bir emekçiyim. Her an, bildiğinden dahi şüphe ederek, dili sorgulayan ve araştıran birisi olarak bir yorum, bir yorum sorusu ve bir teşekkür eklemek istedim.

    Tırnak içerisinde yer alan cümlenin sonuna hayret, soru sorma, belirsizlik, vb durumlarda (!), (?), (…) işaretleri kullanıldığı gibi, (.) işaretinin konulup konulmaması ile ilgili herhangi bir şüphe yoktur, nitekim TDK’nin sayfasında da uyarı olarak yer almaktadır.

    Bengi ismiyle soru soran arkadaşımızın sorusuna yakın bir yorum sorusu:
    – “Sen ne yapı-” mı, “Sen ne yapı…” mı?

    Asıl aradığım sorunun cevabının bu başlık altında olmayacağını anlamakla beraber, yine de, bu sayfada bilgilerini, yorumlarını paylaşan herkese teşekkür ederim. Tabii ki size de…

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      “Sen ne yapı-” ve “Sen ne yapı…” şeklindeki iki kullanım da doğrudur. İstediğinizi tercih edebilirsiniz. Asıl aradığınız soru nedir, sorarsanız çok sevinirim…

  13. Tuğba Yanıtla

    Konuşma çizgisinde kullanım nasıl olur?
    Ali ,
    – İyi misin, diye sordu.
    Ali,
    -İyi misin? diye sordu.
    Ali :
    -Çok güzel, dedi.
    Ali,
    -Çok güzel,dedi.
    Ali,
    -Çok güzel.dedi
    Hangileri doğru hangileri yanlış
    Teşekkürler

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      En makul kullanım şu şekildedir:

      – Çok güzel, dedi Ali.

      Konuşma çizgisi kullanımında ismi başa almak okuma akışını bozan bir durum.

      Ancak illa ki kullanacaksanız şunu yapın:

      Ali:
      – Çok güzel.

  14. Lale Günay Aslan Yanıtla

    Merhaba Kadir bey. Acaba aşağıdaki soruyu çok acil yanıtlayabilir misiniz? Şimdiden teşekkür ediyorum.
    Bir öykü ya da romanda diyaloglardan önce iki nokta üst üste ya da virgül konulması tercihle mi alakalıdır? Yoksa bunun kuralı var mıdır? Örnek yan yana sıralı öykü paragrafı…
    1) Ali: “Keşke bütün insanlar doğru söylese,” dedi. “Çünkü ben yalan söyleyen insanlardan hoşlanmam.”
    2)Ali, “Keşke bütün insanlar doğru söylese,” dedi. “Çünkü ben yalan söyleyen insanlardan hoşlanmam.”
    Acaba istediğim şekilde yazabilir miyim?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Birinci kullanımın doğru olduğunu söylemem. Eğer iki nokta ile devam edecekse, sonrasında “dedi” vb. kullanılmamalı.

      Ancak ikinci yazım tarzı doğrudur, bunu kullanınız.

  15. Lale Günay Aslan Yanıtla

    Merhaba bir soru sormak istiyorum izninizle. Normalde cins isimler küçük harfle başlar. Ama bu isimler diyalog kuran kişilere dönüşürse nasıl yazılmalı sizce? Küçük harfle mi yazılmalı büyük harfle mi?
    İLK ÖRNEK
    1.İnsan:
    2.İnsan:
    3.İnsan:
    DİĞER ÖRNEK
    1.çocuk konuştu:
    2.çocuk konuştu:
    3.çocuk konuştu:
    İlk örnekteki insan kelimesini, ikinci örnekteki çocuk ve konuştu kelimelerini küçük harfle yazmak mı daha doğru olur?
    Şimdiden teşekkür ediyorum.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Bu kelimeler özel isme dönüştüğü için büyük harfle yazmak daha doğru olacaktır.

  16. Melisa Yanıtla

    Peki şöyle bir durum varsa,

    “Seni seviyorum.” Gözlerime bakarak söylemişti bunu.

    Burada tırnak içinin noktayla bitmesi ve ‘Gözlerime’ kelimesinin büyük harfle başlaması doğru mu? Yoksa yine virgülle bitirip küçük harfle mi başlanılmalı?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Yazım şekli doğrudur.

      “Seni seviyorum.” Gözlerime bakarak söylemişti bunu. => DOĞRU

      “Seni seviyorum,” dedi gözlerimin içine bakarak. => ALTERNATİF, DOĞRU

  17. Cenk Yanıtla

    Öncellikle değerli paylaşımınız için teşekkürler. Farklı bir sorum olacak size ayrıntılı cevaplarsanız sevinirim.
    Romanda bir sahne; masaya oturmuş 4 karakter karşılıklı iç içe geçmiş uzunca bir konuşma yapıyorlar. Romanın içinde bu sahneden çok fazla olacak. Okuyucu yormadan bu 4 karakterin konuşmalarını nasıl göze ve algıya hoş gelecek şekilde yazabilirim.
    İsim vermeden konuşmaları yazsam hangi karakterin ne söylediği bir süre sonra karışacaktır. İsim versem çok fazla aynı ismi tekrarlamış olacağım. “dedi” olayına girersem kitabın yarısı “dedi” şeklinde olacak. Bu konuda net bir bilgi bulamadım. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Siz olsanız nasıl yazardınız? Doğrusu nedir?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhabalar, bahsettiğiniz husus yazarları zorlayan yazım aşamalarından biri kesinlikle. Bahsettiğiniz tüm hususlar okuyucuyu yorabilecek riskler taşıyor. O halde ne yapmak gerek?
      Cevap: Dengeyi sağlamak.
      Yüksek Doz Çürüyüş’teki kısa romanımda tam da böyle bir sahne vardı. Birkaç kişi uzun bir konuşma yapıyor ve söz sürekli bir karakterden diğerine geçiyor. Sizin bu yorumunuzdan sonra, ilgili bölümü bir daha okudum ve neler yaptığıma baktım.
      Peş peşe birkaç kez “dedi” ibaresini kullandıktan sonra tekrara düşmemek için, şöyle yazmışım:
      “Sana katılıyorum.” Konuşan profesördü. Toprak ve doğa bilimlerinde uzman biriydi…
      Yani, “Sana katılıyorum,” dedi, toprak ve doğa bilimleri uzmanı olan profesör, cümlesi yerine yukardakini tercih etmişim.
      Bölüm içerisinde konuşmaların arasına ufak paragraflar vermişim ve oralarda bir durumdan ya da karakterlerinden birinin ruh halinden bahsetmişim. Bu hızlı konuşma akışı içinde okura bir nebze duraklama imkanı sunmuş.
      Başka bir örnek:
      Yardımcı Kaptan tekrar söz aldı. “….”
      Burada da “dedi” veya “söyledi” ibarelerinden kaçmanın başka bir yöntemi mevcut.
      Konuşma bazen iki karakter arasında gidip gelirken, yani okur kimlerin konuştuğunun açık olarak bilgisine sahipken, “dedi” ve karakter adlarını hiç kullanmaya gerek kalmamış. Doğrudan cümleleri vermişim…

      Bunlar kendimce örneklerim. Şüphesiz usta yazarlar çok daha iyisini yapabilirler. Ama işinizi göreceğine inanıyorum 🙂

  18. Ay Yanıtla

    – Ahmet nerdesin, diye sordu.
    Bu cümlede soru işareti olmalı mı?
    -(konuşma çizgisi var )
    – Ahmet nerdesin? Diye sordu.
    Doğru yazım nasıl olmalı

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Konuşma çizgisi dahi olsa doğru olan soru işareti kullanmaktır.

      Doğrusu: – Ahmet nerdesin? diye sordu.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Diyaloglarda genel yaklaşım konuşma sonrasının küçük harfle başlaması yönündedir. Zira konuşma ile sonrasında gelen “dedi”, “söyledi” vb kelimeler bir bütünlük arz eder. Yalnız konuşma çizgisi artık pek kullanılan bir yöntem değil. Tırnak işareti kullanmanızı tavsiye ederim.

  19. recep alınç Yanıtla

    Fatma duvarda asılı saate baktı ve bir an saat kadranı boğuklaştığını ve gözlerinin karardığını hissetti. Bir cızırtı duyduğunu düşündü ve tuhaf bir görüntü bulanıklığı aniden Nazlı’nın silueti kaybolup geldi. Ani bir irkilme ve korku hissi kapladı Fatma’yı. Nazlı, “Bir şey mi oldu?” Fatma,” Önemli değil, bazen olur böyle.” Nazlı,” Dur, sana ilacını vereyim.” dedi. Fatma,” ne ilacı? Sen benim ilaç kullandığı nereden biliyorsun, Nazlı?” “İlahi Fatma! Senin çocukluktan sevdiğin mavi şeker yok mu- orman meyveli- ondan bahsediyorum. Hep severdin, at ağzına iki tane!” hocam kullanım doğru mu?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Fatma duvarda asılı saate baktı ve bir an saatin görüntüsünün bulanıklaştığını ve gözlerinin karardığını hissetti. Bir cızırtı duyar gibi oldu. Ani bir irkilme ve korku hissi kapladı genç kızı.
      Nazlı, “Bir şey mi oldu?” diye sordu.
      “Önemli değil, bazen olur böyle.”
      “Dur, sana ilacını vereyim.”
      “Ne ilacı? Sen benim ilaç kullandığı nereden biliyorsun Nazlı?”
      “İlahi Fatma!” diye cevap verdi Nazlı, alaycı bir gülümsemeyle. “Senin çocukluktan beri sevdiğin mavi şeker yok mu, hani şu orman meyveli, ondan bahsediyorum. Hep severdin, at ağzına iki tane!”

      Bu şekilde genel bir düzeltme yaptım, faydalı olması dileğiyle 🙂

  20. Enes Yanıtla

    -Bu da ne demek? , diye sordu. Bu cümlede veya benzer durumda soru işaretinden sonra gelen virgül nasıl olacak?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Bu tarz cümlelerde soru işaretinden sonra virgül kullanılmaz. Aynı şey ünlem işareti için de geçerlidir.
      Örnek.
      – Aman Tanrım! diye bağırdı.
      – Bu da ne demek? diye sordu.

  21. Hakan durmaz Yanıtla

    1, Geminin iskeleti ile uğraşan esmer tenli bir genç alnındaki teri sildi ve göz ucuyla Ali Kaptana baktı:
    “ Buyurun, ben yardımcı olayım. Ustam şehir dışında. Ben yeğeniyim, adım Sinan.”
    yoksa
    2.
    Geminin iskeleti ile uğraşan esmer tenli bir genç alnındaki teri sildi ve göz ucuyla Ali Kaptana baktı,
    “ Buyurun, ben yardımcı olayım. Emsal Usta şehir dışında. Ben yeğeniyim, adım Sinan.”

    Geminin iskeleti ile uğraşan esmer tenli bir genç alnındaki teri sildi ve göz ucuyla Ali Kaptana baktı:
    “ Buyurun, ben yardımcı olayım. Emsal Usta şehir dışında. Ben yeğeniyim, adım Sinan.”

    1. Sinan biraz durdu, kafasını kaşıdı,
    “Madem Emsal dayının ahbabısınız elimdeki iş biter bitmez sizin tekneye bakarım. Dayımın arkadaşını mağdur etmek istemem.”
    yoksa
    2. İşçilerden birine döndü:
    “Hasan, bir çay söyle Kaptana,” dedi ve Ali Kaptana oturması için yer gösterdi.

    Hocam sizce hangi kullanım doğru. “:” yoksa “,” mü?
    şimdiden çok teşekkür ederim.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Geminin iskeleti ile uğraşan esmer tenli bir genç alnındaki teri sildi ve göz ucuyla Ali Kaptana baktı.
      “Buyurun, ben yardımcı olayım. Ustam şehir dışında. Ben yeğeniyim, adım Sinan.”

      Sadece nokta kullanmanız yeterli. (Konuşmayı duruma göre yeni paragrafta ya da noktadan sonra verebilirsiniz)
      —–
      Sinan biraz durdu, kafasını kaşıdı. “Madem Emsal dayının ahbabısınız, elimdeki iş biter bitmez sizin tekneye bakarım. Dayımın arkadaşını mağdur etmek istemem.”

      Burada noktadan sonra konuşmayı devam ettirdik.
      —-
      İşçilerden birine dönerek, “Hasan, bir çay söyle Kaptana,” dedi ve Ali Kaptana oturması için yer gösterdi.
      —-
      Sonuç olarak bu tarz durumlarda en makulu nokta ile cümleyi bitirip, ardından konuşma cümlesini başlatmaktır.

  22. Unknown Yanıtla

    Biz Türkler; “Gülü seven dikenine katlanır.” deriz. Bu şekilde noktalı virgülle bir kullanım olabilir mi?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba,
      Biz Türkler, “Gülü seven dikenine katlanır,” deriz.
      şeklindeki kullanım daha uygundur.

  23. Sibel Yanıtla

    İlk sorum; Alıntılarda hangi kullanım doğrudur?

    1) Steinbeck, Fareler ve İnsanlar’da: “İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.” der.
    2)Steinbeck, Fareler ve İnsanlar’da, “İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur,” der.

    1)Orhan Veli: “Eskiler alıyorum. Alıp yıldız yapıyorum.” diyor ya bir şiirinde.
    2) Orhan Veli, “Eskiler alıyorum. Alıp yıldız yapıyorum,” diyor ya bir şiirinde.

    1)Orhan Kemal’in Avare Yıllar’da kurduğu cümle geliyor aklıma: “Herkes sakız çiğner ama Çingene kızı tadını çıkarır.”
    2)Orhan Kemal’in Avare Yıllar’da kurduğu cümle geliyor aklıma, “Herkes sakız çiğner ama Çingene kızı tadını çıkarır.”

    ikinci sorum;
    Vurgulamak istediğimiz bir düşünceyi tırnak içine aldığımızda virgül ya da noktalama işareti koyuyor muyuz?
    1)“Geçmişe duyulan özlem,” diyorlar bu ıskalama haline.
    2) “Geçmişe duyulan özlem” diyorlar bu ıskalama haline.

    üçüncü sorum;
    Cümle içinde düşünce cümlelerinde soru işareti konur mu?
    1) Şimdi ne olacak benim halim?, diye düşündüm.
    2) Şimdi ne olacak benim halim, diye düşündüm.

    Teşekkürler,

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba, aşağıdaki yazım şekilleri en uygun olandır:

      2)Steinbeck, Fareler ve İnsanlar’da, “İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur,” der.
      2) Orhan Veli, “Eskiler alıyorum. Alıp yıldız yapıyorum,” diyor ya bir şiirinde.
      1)Orhan Kemal’in Avare Yıllar’da kurduğu cümle geliyor aklıma: “Herkes sakız çiğner ama Çingene kızı tadını çıkarır.”
      2) “Geçmişe duyulan özlem” diyorlar bu ıskalama haline.

      Cümle içindeki düşüncelerde ise italik kullanım tercih edebilirsiniz:
      Şimdi ne olacak benim halim? diye düşündüm.

      Veya tek tırnak kullanabilirsiniz:
      ‘Şimdi ne olacak benim halim?’ diye düşündüm.

      İyi çalışmalar dilerim.

  24. Hasan ASLAN Yanıtla

    Paragraf içinde yer alıp tırnak işareti içine alınan konuşma metninden önce noktalı virgül kullanılabilir mi? Yoksa iki nokta veya virgül mü gelmeli?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Paragraf için de yer alan konuşma metinlerinden önce de virgül kullanılması uygun olacaktır. Ancak cümle “dedi”, “söyledi” vs şeklinde devam edecekse. Aksi takdirde paragrafı bitirip konuşmayı yeni satırda başlatmak daha doğru olur.

  25. Sude Yanıtla

    Öncelikle merhaba. Bu yazınızın bana çok faydasını dokunduğunu belirtmek istedim. Teşekkür ederim.Bu yazıyı yazan kişinin kim olduğuna bakınca “Zaman Oyunları” kitabının yazarı olduğunu görünce çok sevindim. 2016 yılında kitabınızı Instagram üzerinde tanıtmış ve tanıtırken keyif almıştım.Okurken ayrıca sevmiştim kitabınızı.
    Velhasılıkelam hem bu yazınız hem kitabınızın bende artık yeri ayrıdır.Teşekkürler , emeğinize sağlık . :)))

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Bir okurumun bu vesileyle beni bulmasına sevindim. Sevgiler 🙂

  26. Serpil Yanıtla

    Hocam merhaba, bir metinde metnin ana karakterinin düşüncelerine yer veriyorsak yani herhangi bir konuşma metni söz konusu değilse çift tırnağı nasıl sonlandırmalıyız.

    “Her güzelden bu derece etkilenmemeliyim, bunun farkına varmalıyım” diye düşündü.

    Metnimiz bu hocam, oraya herhangi bir noktalama işareti yakıştıramıyorum. Hem bu konuda hem de tırnak içini yayıncılık ilkeleri doğrultusunda virgülle bitirmek yerine nokta koymak hakkında; tüm bunları bir e kitap projesi için, cevaplayıp yorumlar mısınız?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Düşünceleri ben genelde italik olarak yazmayı tercih ediyorum, yani herhangi bir noktalama işareti kullanmıyorum:

      Her güzelden bu derece etkilenmemeliyim, bunun farkına varmalıyım, diye düşündü.

  27. sibel bağcı uzun Yanıtla

    Merhaba,
    1) Kendi kendine konuşma cümleleri, düşünce cümleleri gibi mi yazılmalı yoksa konuşma cümlesi gibi mi?
    Örnek: a) Karşısına geçtiğimde, ” Artık dayanamıyorum,” diyerek ellerini tutacağım.
    Karşısına geçtiğimde, ‘Artık dayanamıyorum,’ deyip ellerini tutacağım.

    b)Ya birisi bana “Kendine bir bak,” derse.
    Ya birisi bana, kendine bir bak derse?

    2) Bir yüz ifadesini anlatma biçimi nasıl yazılmalı,
    Örnek: “Sakın üstüme gelmeyin” der gibi baktım.
    Sakın üstüme gelmeyin, der gibi baktım.

    Teşekkürler,

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba aşağıdaki yazım şekillerini tavsiye ederim:
      Örnek a) Karşısına geçtiğimde, ‘Artık dayanamıyorum,’ diyerek ellerini tutacağım.
      Örnek b) Ya birisi bana, ‘Kendine bir bak!’ derse?
      Örnek c) ‘Sakın üstüme gelmeyin’ der gibi baktım.

  28. Zafer Zafer Yanıtla

    Merhaba. Özneden sonra bazen iki nokta üst üste, bazen de virgül kullanılıyor. Neye göre virgül, neye göre iki nokta üst üste kullanılır. TDK ‘ yı da dikkate alarak bunu tam olarak açıklayabilir misiniz?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Bu yazıda da açıkladığım üzere, özneden sonra virgül kullanmak daha doğrudur. İki nokta kullanmak için, konuşma cümlesinden sonra “dedi” vb bir ibare gelmemesi gerekir. Öte yandan iki nokta okuma kalitesini düşürür.

      Kadın alaycı bir şekilde gülümsedi ve şöyle dedi: “Sen mi bunca sorunun üstesinden geleceksin?”

      Buradaki kullanım doğru olmakla birlikte tavsiye etmem.

      Kadın alaycı bir şekilde gülümseyerek, “Sen mi bunca sorunun üstesinden geleceksin?” dedi.

      Kadın alaycı bir şekilde gülümsedi. “Sen mi bunca sorunun üstesinden geleceksin?”

      Bu tarz kullanımları tercih etmenizi öneririm.

  29. Mustafa Yanıtla

    Hocam iyi günler, internet üzerinden oldukça fazla araştırma yaptım. Bazı haber sitelerindeki kullanımlarına da baktım ancak net bir ibareye rastlayamadım o yüzden buraya cevaplamanızı umarak yazmak istedim.

    Ali dünya klasiklerini okumayı severdi. Özellikle Aslı Yayınevinden çevirilerini okurdu.

    Yukarıdaki örneklemede dünya klasikleri ve Aslı Yayınevinin yazımı doğru mudur?

    Kurumlara gelen çekim ekleri ayrılmaz, ayrıca “y” harfi de büyük olur diye düşündüm.

    Ayrıca roman metinlerinde şapkalı harf kullanımı hakkında düşünceleriniz neler? Şapkalı harflerin kalkma durumu söz konusu olmadı herhâlde.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Öncelikle şapkalı harflerle alakalı bir kalkma durumu söz konusu değil. Yine ilgili kelimelerde şapka kullanmaya devam.

      Kurum ve kuruluşların sonuna gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Ancak “Aslı Yayınevini”ni bu tarz bir özel durum kapsamında değerlendirmemek gerek diye düşünüyorum. Çünkü bu bir özel ad. Özel adların sonuna gelen ekler kesme işareti ile ayrılmalı.

      Ali dünya klasiklerini okumayı severdi. Özellikle Aslı Yayınevi’nden çevirilerini okurdu.

      Bu şekilde yazım daha doğru.

  30. Berkay Yanıtla

    Merhaba
    Metin içerisinde sayıların kullanımı doğrultusunda net bir ayrım söz konusu mu yoksa yazarın inisiyatif kullanmasına izin verilecek hareket alanı var mı?
    Mesela,

    Bu hesabı tercih eden insanlardan yüzde kırk sekizi gayet yeterli düzeydedir.

    Bu kitap ikinci baskıyı gördü ve iki bin üç yüz dört adet sattı.

    Yeni ayın yirmi sekizi çok önemli bir gün.

    yukarıdaki örneklerde “yüzde kırk sekiz”, “ikinci baskı”, “iki bin üç yüz dört”, “ayın yirmi sekizi” gibi ifadeleri roman metinlerinde kullanma konusunda sizin görüşünüz nedir? Bunları tercih etmem kat’i suretle yanlış sayılır mı?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Merhaba, sayı yerine metin kullanmanız doğru olandır. Örnek olarak yazdıklarınız doğru yazım biçimleri…

      • Berkay Yanıtla

        Cevabınız için teşekkür ederim. Metnimizin içinde belirli bir gün dolayısıyla tarih olduğunda sayı kullanmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

        Kitap 24 Temmuz’da raflarda yerini aldı. Özellikle 14 Ağustos Cumartesi günü hayli satıldı.

        Yukarıdaki “24” ve “14” sayıları yerine de metin mi kullanmalıyım? Metin kullanılması bir yanlış olarak değerlendirilir mi? Metin kullandığım takdirde mevcut cümlenin büyük harf durumu nasıl olmalı?

        Kitap yirmi dört temmuzda raflarda yerini aldı. Özellikle on dört ağustos cumartesi günü hayli satıldı. >>>> Bu kullanımın yanlış olduğunu düşünüyorum.

        Açıkçası internet üzerinde çok sağlıklı kaynaklar bulmak oldukça zor. O yüzden belirli araştırmalar doğrultusunda edindiğim fikirlerden emin olmak ayrıca sizin düşüncelerinizi de öğrenmek için buraya yazıyorum. Yeniden teşekkür ederim.

        • Kadim Gültekin YazarYanıtla

          Doğrudan tarih belirtiyorsanız elbette sayı ile yazılır.

          Yeni ayın yirmi sekizi çok önemli bir gün.

          28 Ocak çok önemli bir gün.

          Bu ikisini birbirinden farklı değerlendirmek gerek.

  31. Berkay Yanıtla

    Yanıtınız için teşekkürler, çok yardımcı oldunuz. Hocam ayrıca eserlerde yazım anlamında hangi kaynağı rehber edinmemizi önerirsiniz. Mesela
    “Öz güven” TDK ayrı yazmış. Ancak psikoloji temalı kitaplarda bitişik yazılabileceğine dair bazı sitelerde geçen ibareler var. Sanıyorum dil derneği bitişik yazmış. Bunun gibi durumlarda ne yapmamanızı önerirsiniz?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Bunun gibi durumlarda genel kuralları uygularım. Özgüven birleşik yazılır. TDK ayrı demiş olabilir ama bir teamül gibi düşünmek lazım. Ben birleşik yazarım…

  32. Merdane Yanıtla

    Merhaba,
    Romanların içerisindeki düz metinlerde ve özellikle konuşmalarda soru anlamı taşımayan cümlelerin sonuna ne koymamızı önerirsiniz, bir kurala tabi miyiz?

    “Herkes gibi aslında… Basketbol oynamak beni çok mutlu ediyor. Basketbol oynamak kimi mutlu etmez ki!”

    Sanırım eğer genel bir kural uygulaması söz konusu olacaksa ünlem yerine soru işareti gelmeli peki siz nasıl yorumlarsınız. Ayrıca bazı tamamlanmış cümlelerin sonuna üç nokta yine de konulabilir mi ?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      “Herkes gibi aslında… Basketbol oynamak beni çok mutlu ediyor. Basketbol oynamak kimi mutlu etmez ki…”

      Soru işareti veya ünlemle bitirmek doğru olmayacaktır. En uygunu üç nokta kullanmak. Ya da en azından benim tercihim bu olurdu.

  33. Zeynep Yanıtla

    Hocam yukarıda da bahsi geçmiş. İkilemde kaldığımız yazımlarda Dil Derneğinin kılavuzunu mu yoksa Türk Dil Kurumunu mu önerirsiniz?
    mesela

    iş birliği, iş bölümü, öz geçmiş, öz eleştri >> TDK

    işbirliği, işbölümü, özgeçmiş, özeleştri >> Dil Derneği

    bu kelimeler özelinde tercihinizi ve bu konu hakkında genel kanınızı paylaşır mısınız?

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      Benim tercihim : işbirliği, işbölümü, özgeçmiş, özeleştri >> Dil Derneği

  34. Muhammed Yanıtla

    Merhabalar bir soru soracağım. Yardım ederseniz çok sevinirim.
    Ben diyalogları ,dedi söyledi yaptı şeklinde kullanmıyorum genelde. Bu kelimeler beni yoruyor.

    Mesela:
    1) “Buraya girmeniz imkansız,” dedi polis memuru
    2)Polis memuru cevap verdi: “Buraya girmeniz imkansız.”

    2. şekli kullanmayı daha çok seviyorum. Bu kullanım doğru olur mu acaba?

    Son olarak ben tırnaklı cümlelerle anlatı cümleleri yan yana kullanmayı sevmiyorum.Genellikle tırnak cümlelerini paragraf başı yapıyorum sorun olur mu acaba? Şimdiden çok teşekkürler.

    • Kadim Gültekin YazarYanıtla

      2)Polis memuru cevap verdi: “Buraya girmeniz imkansız.”

      Bu da doğru bir yazım biçimidir. Ancak sürekli böyle yazmanız okumayı zorlaştırır. Farklı şekillerde harmanlamanız gerekir.

      Konuşma cümleleri ile olay-durum anlatılarını paragrafla ayırmanızda herhangi bir sorun bulunmamaktadır.

      • Muhammed Yanıtla

        Cümlelerim sürekli böyle devam etmiyor tabii. Sadece bazen dedi, diye seslendi gibi tekrarlardan kurtulmak istiyorum. Böyle olunca da , bazen hangi noktalama işaretini kullanacağımdan emin olamıyorum.

        1) Kemal, öfkeliydi. Aniden bağırdı. “Kes sesini!”
        2) Kemal, öfkeliydi. Aniden bağırdı: “Kes sesini!”

        1) Gözlerine bakarak konuştu. “Seni çok özledim.”
        2) Gözlerine bakarak konuştu: “Seni çok özledim.

        Bu gibi durumlarda sizce nokta kullanmak mı doğru yoksa iki nokta mı? Yani 1. cümleler mi ikinci cümleler mi? Son olarak, eğer iki nokta kullanılacaksa, bunun paragraf başı mı olması gerekir. Çok teşekkür ederim cevabınız için.

        • Kadim Gültekin YazarYanıtla

          İkisi de doğrudur. Her ikisinde de paragraftan sonra başlatabilirsiniz. Ancak ben 1. kullanımı tercih ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir