Google Yapay Zekâsı Sizi İzliyor: Kişisel Verileriniz Güvende mi?

İnsanlığın yapay zekâlara olan ilgisi ve onları geliştirmeye çalışması, bundan çok uzun yıllar öncesine dayanıyor. Bilimkurgu filmleri veya romanlarında, akıl almaz miktarlardaki veriyi işleyen, yorumlayan ve kendi başına karar veren makinelerin insanlığın başına ne gibi felâketler getirdiği anlatıldı bugüne kadar.

Peki yapay zekâ tehlikesi hâlâ bir kurgudan ve boş vakitlerimizi değerlendirdiğimiz bir eğlenceden mi ibaret?

Google’ın yapay zekâ teknolojisinde vardığı son nokta, bunun hiç de böyle olmadığını gösteriyor.

Gelin şimdi Google’ın yapay zekâsı hayatımızın ne kadar içinde ve nereye varmayı hedefliyor, hep beraber inceleyelim.

Google Yapay Zekâ Prensipleri

Geçtiğimiz yıl Google, kullandığı yapay zekâya ilişkin prensiplerini tüm dünyaya duyurdu.

“Google Yapay Zekâsı : Prensiplerimiz” başlığıyla yayınlanan makalede bahsi geçen prensiplerin üst başlıkları oldukça dikkat çekici:

Ø  Sosyal açıdan faydalı olmalı,

Ø  Önyargılar yaratmaktan veya mevcut olanları güçlendirmekten kaçınmalı,  

Ø  Güvenlik için oluşturulmalı, güvenlik için test edilmeli,

Ø  İnsanlara hesap verebilecek açıklıkta olmalı,

Ø  Mahremiyet tasarım ilkelerini kapsamalı

gibi dünya ve insanlık için faydalı ilkeler içeren bu metnin arka planındaki hedef, anlattıkları kadar masum olabilir mi?

Google İnkar Etmedi: İzleniyoruz!

Yakın zamanda yapılan bir haber, konum servisleri kapalı olmasına rağmen google tarafından bulunduğumuz yerin tespit edilebildiğine yönelikti.

Google bu haberi yalanlamadı.

Ancak bundan böyle konum servisleri kapalıyken izleme durumunun söz konusu olmayacağını belirtti.

Sadece Konum Değil, Ses Kayıtları Bile Veri Tabanına İşleniyor

Ne var ki yalnızca konumların değil Google üzerinden gönderilen her türlü iletişim ürününün ve hatta ses kayıtlarının, fotoğrafların, yazışmaların kısacası size ait her şeyin kaydedildiği belirtiliyor.

Hesabı Silmek Çözüm Değil!

Eğer bu haberlerden rahatsız olup da algoritma tarafından takip edilmemek için hesabınızı silerseniz, bilmelisiniz ki, bu bir çözüm değil.

Çünkü sisteme işlenmiş olan o güne kadarki tüm verileriniz, bu sistem üzerinde kalmaya devam edecek.

Bütün Davranışlar Yapay Zeka İçin Bir Veri Niteliğinde

Gittiğiniz yerler, sosyal medya paylaşımlarınız, görüştüğünüz kimseler, bu kimseler ile olan diyaloglarınız, fotoğraflarınız, izlediğiniz videolar, filmler, dinlediğiniz müzikler, internet alışverişleriniz, yani sahip olduğunuz bütün kişisel veriler aslında o kadar da ‘özel’ değil. Çünkü Google’ın yapay zekâsı bunların hepsini izliyor ve kaydediyor.

Peki Amaç Ne?

Google’a göre bu izlemenin amacı aslında son derece masum. Hareket geçmişiniz sadece Google’ın size daha iyi hizmet sunmasına yardımcı olmakta (!)

Yani sizin aramalarınızdan yola çıkarak, size ihtiyaç duyacağınız şeyleri sunuyor.

Fakat olayın iç yüzü pek öyle değil gibi görünüyor.

Zira kişisel verileriniz; geçmişiniz, alışkanlıklarınız ve hayata bakış açınıza dair ciddi ipuçları içeriyor. Bu bilgilerin aleyhinizde kullanılması tahmin edebileceğiniz üzere çok da zor değil.

Öte yandan verilerinizin devletlerin kontrolüne geçmesi (ki Google’ın bu bilgileri ABD yönetimiyle paylaşmadığına dair somut bir kanıt bulunmamakta) durumu daha tehlikeli bir boyuta taşıyor.

Engelleyebiliriz

Peki ne yapabiliriz?

Google maps, takvim, fotoğraflar, hangouts, google play ve google now uygulamalarını ayarlar üzerinden kapatmak, sizi biraz olsun izleme dışı bırakmaya yardımcı olacak bir yöntem olabilir.

Çoğu kullanıcının bilmediği Google Aktivitelerim uygulaması Google arama geçmişinizi size sunmakta.

Yaptığınız sesli ve metin aramalarını myactivitiy.google.com adresinden görüntüleyebilir, burada bazı ayarlamalar ile arama etkinliklerinizi kontrol altına alabilirsiniz.

Söz konusu uygulamaya girdiğinizde büyük ihtimalle hiç ummadığınız arama kayıtları ile karşılaşacak ve oldukça şaşıracaksınız. Bazen Google aramaları dışında ses kayıtlarının da siz farkında olmadığı yapıldığını göreceksiniz. Bu durum bile günlük yaşamınızı görünmeyen gözlerin izlediğinin, her şeyin iradeniz dışında olup bittiğinin apaçık göstergesi değil mi?

Uzmanlar kullanıcıları, mümkün olduğunca kendi kimlikleriyle internet dünyasında yer almamaları hususunda uyarıyor.

Verilerinin toplanıyor olması pek çok kişinin umurunda olmayabilir; öyle ki kullanıcıların çok büyük bir çoğunluğu da bu hususu tamamen gözardı ediyor.

Ancak şu unutulmamalı: Bilgi çağında en büyük güç en fazla bilgiye, yani en çok veriye sahip olanların elinde bulunacak.

Varlığınızın sayısal bir datadan ibaret olmasına müsaaede etmeyin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir